Müzdelifeyi ve Meş’ar-i Haram’ı anlamak

"Arafat'tan akın edince Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın." (2/198)

Müzdelife, Harem sınırları içinde Arafat ile Mina arasında kalan bir bölgenin adıdır. şeytana ve taraftarlarına karşı ertesi gün yapılacak sembolik protestoda atılacak küçük taşlar, genellikle Müzdelife'de toplanır. Burada ikinci kez durulan vakfe, Allah'ın huzurunda bilişmeyi ve bilinçleşmeyi pekiştirir.

Mealini verdiğimiz ayette "akın edince" diye çevrilen "ifâda" tabiri, bir nehrin taşmasını, sel sularının coşkulu bir şekilde akmasını ifade eder. Arafat vakfesini yerine getirmenin sevinci ile hacıların coşkulu bir tarzda âdeta bir insan seli gibi akması, ayette böyle ifade edilmiştir

Image

Yukarıdaki ayette geçen Meş'ar-ı Haram da buradadır. Bu ayette "O'nu size gösterdiği biçimde anın" şeklinde ikinci kez zikrin emredilmesinden, bu bölgenin Allah'ın zikredileceği bir mekan olduğu anlaşılmaktadır. Arafat'tan Müzdelife'ye gelindiği andan itibaren başlayan bu zikir süreci sabah namazı sonrasına kadar devam eder. Buradaki zamanın, zikir için en uygun bir zaman dilimi olduğu şüphesizdir. Arafat'ta gündüz yapılan vakfe, burada gece veya sabahın alaca karanlığında yapılmaktadır. Arafat'taki marifet ve bilme vakfesi, gündüzün aydınlığına; Meş'ar'daki Allah'ı anarak bilinçleşme ise gecenin karanlığına ayrılmıştır.

Hz. Peygamber Arafat'tan ayrılınca, akşamla yatsı namazını birleştirip burada kılmıştır. Geceyi istirahatla geçirdikten sonra, sabah namazının peşinden buradaki vakfesini yapmıştır.

Meş'ar, şiâr ve şuur yeri-zamanı demektir. Hacı orada, beklenen bilinç düzeyine, gerçek şiârına erişecektir. Kâbe'de kalbini vesveselerden temizler, Zemzem'le midesini yıkar, Arafat'ta ârif olur, marifet bulur, Meş'ar'da şuura erer, Mina'da temenni-temennaya, yani aşka varır. Yani, Kâbe'de imana, Zemzem'de takvaya, Arafat'ta bilgiye, Meş'ar'da bilince ve Mina'da sevgiye ulaşır.