Hac Umre

Mescid-i Hayf

Mina'da Hz. Peygamber'in Veda haccında çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerde yapılan mescid.

Mina'da dağın eteğinde kurulduğundan Arapça'da vadilerde su yatağının biraz yukarısındaki yerler için kullanılan hayf adıyla anılan mescid, hac ibadetinin yapıldığı önemli mekanlardan birinci cemrenin (küçük şeytan) hemen yakınındadır. Aralarında Hz. Müsa'nın da yer aldığı yetmiş nebinin mescidin inşa edildiği yerde namaz kıldığı (Fakihi, iV, 269; Taberani, el-Mu'eemü'l-kebir. Xi, 452; Hakim, 11,653), yetmiş peygamberin kabrinin burada bulunduğu (Fakihi, LV, 266; Taberani, el-Mu'cemü'l.kebir, XII, 414) şeklindeki rivayet hadis olarak nakledilmektedir. Rivayete göre Hz. Adem de burada medfundur (Fakihi, lll, 208; LV, 271; ibn Asakir, VII, 458). "Ancak üç mescid için  (Mescid-i Haram. Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa) bunların içinde ibadet etmek amacıyla yolculuğa çıkılır…” hadisinin bir rivayetinde bunlardan biri olarak Mescid-i Hayf zikredilmişse de (Taberani, el-Mu'cemü tI-eusat, V, 211) Buhari sened zincirindeki kopukluğa dikkat çekip bu rivayeti tenkit etmiştir (et- Tarihu'l-kebir, III, 210). Birçok peygamberin bu mekanda ibadet ettiğine dair rivayetler buranın eskiden beri bir ibadet yeri olduğunu göstermektedir. Resül-i Ekrem de bu yerde namaz kıldıktan sonra insanlara hitap etmiştir. Hac mevsiminde bazı alimlerin bu mescidde toplanıp ilmi münazaralar yaptıkları (Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki,I, 136; Heysemi, LV, 4). Ahmed b. Hanbel'in, minaresine dayanıp hadis ve fıkıh dersleri verdiği kaydedilmektedir (ibn Asakir, V,296).

mescidi hayf

Hz. Peygamber'in namaz kıldığı bu yerin çevresi sonradan duvarla çevrilip mescid haline getirilmiştir. Bir rivayete göre Resül-i Ekrem mescidin bulunduğu yere geldiğinde yüksekçe bir yer görüp Bilal-i Habeşi'den burada ezan okumasını istemiş, daha sonra buraya bir minare yapılmıştır (Harbi, s. 506). İlk dönemlerden itibaren müslümanlar Mescid-i Hayf'a büyük değer vermişlerdir. Ebu Hüreyre, Mekke'de ikamet edecek olsa her cumartesi burasını ziyaret edip iki rek'at namaz kılacağını. Sa'd b. Ebu Vakkas da burada iki rek'at namazı Beytülmakdis'i iki defa ziyaret edip orada namaz kılmaya tercih edeceğini söylemiştir (Fakihi. IV, 267,271). Hz. Peygamber'in uygulaması sebebiyle fıkıh alimleri de Mescid-i Hayfta cemaatle namaza iştiraki müstehap saymışlardır (İbn Kudame, V, 333-334).

Mescid 227'de (842) Abbasi Halifesi Vasik-Billah tarafından imar edilmiştir (Fakihi, 11,69). III. (IX.) yüzyılda yaşayan ve Mekke hakkında eser yazan Ezraki, Fakihi ve Harbi'nin eserlerinde Mescid-i Hayf'ın planı ve ölçüleriyle ilgili olarak verdikleri bilgiler bu imardan sonraki durumu yansıtmaktadır. Mescidin hemen bitişiğinde hac idaresi için yapılmış bir darü'l-imare bulunduğunu söyleyen Ezraki'nin, kendi zamanında mescidin kıble duvarı 98, Arafat tarafındaki arka duvarı 100, dağ tarafındaki duvarı 130. vadi veya yol tarafındaki duvarı 144 m. olup yaklaşık 13,5 dönümlük bir alanı kaplamaktaydı. Mescid, kıble bölümünde yirmi altışardan üç sıra halinde toplam yetmiş sekiz sütun üzerine ahşap sedir veya hurma kirişlerin taşıdığı yaklaşık 6 m. yükseklikte bir çatı ile örtülüydü. Dağ tarafında otuz bir, Arafat tarafında yirmi beş, yol tarafında da otuz dört sütunlu üç revak bulunmaktaydı. Avluyu çevreleyen 119 sütun 4,65 m. yükseklikte kemerlerle birbirine bağlanmıştı. Tavanlarda oluşan her bir karenin ortasına bir kandil asıldığı anlaşılmaktadır. Böylece önde seksen bir, dağ tarafındaki revakta otuz bir, Arafat tarafına düşen revakta yirmi dört, yol tarafındaki revakta otuz beş kandil asılmıştı. İçte ve dışta olmak üzere çatılarda seksen altı oluk bulunmaktaydı; dış duvar ve iç avluyu çevreleyen kemerlerin üstünde yer alan duvarlar burçlarla süslenmişti.

Kare gövdeli minarenin kenarları 3,20 m., yüksekliği 12 metreye yakındı. Minareye ikisi dışarıdan kırk bir basamaklı bir merdivenle çıkılırdı. Minare ile yol tarafındaki revak arasında 24,5 m. uzunluğunda ve 2.5 m. eninde iki kapılı bir çeşme yapılmıştı. Yol tarafındaki duvarın arka köşeye gelen kısmında mescide çıkmak için kare şeklinde otuz yedi basamaklı bir merdiven bulunmaktaydı. Mescidin duvar yüksekliği yaklaşık 6 m. kadardı. Ancak dağ tarafına gelen kısımda duvar bilhassa dıştan dolgu sebebiyle daha az yükseklikteydi.

Tavanların kuyumcu İshak b. Selerne ve yardımcıları tarafından tezyin edildiğini söyleyen Fakihi'nin verdiği bilgiye göre mescidin yirmi kadar kapısı vardı. İshak, dağ tarafına mescidi ve darü'l-imareyi selden koruyacak muhkem setler yaptırmıştı. Mescid-i Hayf. 256 (870) yılında Halife Mu’temid-Alellah tarafından imar edilirken halifenin imarla görevlendirdiği Bişr el-Hadim dağ tarafına gelen kapıları sel sularının içeri girmesinden korkarak kapatmıştı (Ahbaru Mekke, IV, 308- 309).

559'da (1164) Cemaleddin-i isfahani'nin Mescid-i Hayfı imarı sırasında mescidin zemin ve merdivenleri mermer kaplanmıştı. Mescid daha sonra Halife Nasır-Lidinillah'ın annesi ve 674'te (1275) Yemen hakimi el-Melikü'I-Mansur Ömer b. Ali, 720'de (1320) İbnü'I-Mercani Şehabeddin tarafından tamir edilmiştir. 820'de (1417) yapılan imarın masrafını kimin karşıladığı hakkında bilgi yoktur. IX. (XV.) yüzyıl müelliflerinden Takıyyüddin el-Fasi'nin kaydettiğine göre mescidin kıble duvarında bir büyük mihrapla onun sol yanında üç, sağında bir olmak üzere toplam dört küçük mihrap bulunmaktaydı ve kıble tarafındaki üstü kapalı bölüm basık kubbeler1e örtülmüştü. Mescidde dört sıra halinde toplam seksen dört sütun ve yol tarafına gelen kuzey duvarına bitişik tavansız tek bir revak mevcuttu. Bu duvarın ortasında bir büyük kapı, Arafat tarafındaki duvarda da başka bir !<apıvardı. Dağ yönündeki duvarda iki küçük pencere açılmış, minarenin önünde Hz. Peygamber'in namaz kıldığı mekan taş duvarla çevrilmişti. Bunun kıble tarafında küçük bir mihrap yer almaktaydı.

874'te (1469) Sultan Kayıtbay Mescid-i Hayfın imar edilmesini emretmiş ve Şerif Muhammed b. Berekat zamanında Mescidde önemli değişiklikler gerçekleştiriImiş, büyük kapı üzerinde 14 m. yükseklikte bir minare, batı duvarında bir mihrap ve minber üzerinde büyük bir kubbe, sahanlığında ResüJ-i Ekrem'in çadır kurduğu ve namaz kıldığı mekana sekiz paye üzerine büyük bir kubbe yapılmıştır. İbrahim Rifat Paşa Mescidin kuzey duvarı ile kubbe arasında dört büyük sarnıçtan söz eder, Kuzey duvarına bitişik revakın ve ön kısmındaki kapalı alanın dışında kalan bölümlerin üstü açıkbr. Mısır Mescidlerinde olduğu gibi duvarların üstünde burçlar yapılmıştır. Kuzey duvarındaki ana kapı üzerine çift şerefeli minare yanında hac emirlerinin kalacağı bir ev, ana kapı dışında doğu duvarında bir kapı, güney duvarında "garü'I-Mürselat" denilen, Mürselat süresinin nazil olduğu ve Hz. Peygamber'in başının izinin bulunduğu rivayet edilen mağaraya açılan küçük bir kapı bulunmaktadır.

 

Mescid-i Hayf. Osmanlılar devrinde Haremeyn'de yapılan imar faaliyetleri içinde birçok defa tamir edilmiş olmalıdır. İbrahim Rifat Paşa. IV. Mehmed zamanındaki (1648-1687) imarın kitabesi hakkında bilgi vermektedir (Mir’atü’l-Haremeyn,I,. 325). Mescidin ilk fotoğraflarında duvarların istinatgahlarla desteklendiği, kuzey kapısının yanında çift şerefeli minarenin oldukça iyi, ancak sağındaki darü'limarenin üst kısmının harap durumda olduğu görülmektedir (Peters, lv. 22).

Suüdi hükümeti, Mescid-i Hayf'ı tamamen yıkarak ek binalarıyla birlikte 25 dönümlük bir arazi üzerinde yeniden inşa ettirmiştir. 1987'de tamamlanan yeni Mescidin arka tarafında birbirine paralel bir dizi uzun düz çatılı gölgelik. ön tarafında ise yan yana üç basık ehram çatı yer almaktadır. çatılar araları camlanmış direkler üzerinde oturmaktadır. Mescidin kare planlı, birer şerefeli dört minaresi     vardır.

NEBİ BOZKURT , T.Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, S.277-278

Mina'da birinci cemrenin (küçük şeytan) hemen yakınında yer alan Mescid-i Hayf, ResuI-i Ekrem'in Veda haccında çadır kurduğu ve cemaatle namaz kıldığı yerde inşa edilmiştir. Resul-i Ekrem'in namaz kıldığı bu yerin etrafı sonradan duvarla çevrilip mescid haline getirilmiştir. Arapça'da vadilerdeki su yatağının biraz yukarısındaki yerlere "hayf" denildiğinden Saih dağının eteğine kurulan cami de bu adla anılmıştır. H. 227’de (M. 842) Abbasi halifesi Vasik Billah tarafından imar edilen mescid, daha sonraki devirlerde de çeşitli İslam devletleri ve bu arada Osmanlılar tarafından tamir edilmiştir. Suudi hükümeti, yeni düzenlemeler sırasında Mescid-i Hayf'ı tamamen yıktırarak ek binalarıyla birlikte 25 dönümlük bir arazi üzerinde yeniden inşa ettirmiştir (1987).

Mescid-i Hayf'ın yapıldığı yerde aralarında Hz. Musa'nın da bulunduğu yetmiş nebinin namaz kıldıklarının rivayet edilmesinden (Fakihi, IV, 269; Taberani. XII, 414), buranın eskiden beri bir ibadet yeri olduğu anlaşılmaktadır. İlk dönemlerden itibaren müslümanlar Mescid-i Hayf'a büyük değer vermişler; Ebu Hüreyre Mekke'de ikamet edecek olsa her cumartesi burasını ziyaret edip iki rek'at namaz kılacağını, Sa'd b. Ebu Vakkas burada iki rek'at namazı Beytülmakdis'i iki defa ziyaret edip orada namaz kılmaya tercih edeceğini söylemiştir (Fakihi. IV, 267, 271). Hz. Peygamber'in uygulaması sebebiyle Mescid-i Hayf’ta cemaatle namaza iştirak müstehap sayılmıştır (ibn Kudame, V, 333-334). (Hicaz Albümü, Diyanet İşleri Başkanlığı)
 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
Ömer Termal Kaplıcaları Rezervasyonu için 0222 22093 85 telefonu arayabilirsiniz.
- Ümre hakkında öğrenmek istediklerinizi Hac ve Umre Rehberi sayfalarımızda bulabilirsiniz.
- Hac ve Umre yolculuğunuz öncesinde Say nasıl yapılır? Safa ve Merve tepesi nerededir?  gibi sorularınıza cevap bulabilirsiniz.
- Umre ve Hacda  Ziyaret edilen Yerler hakkında bilgi alabilir ve hacdaki ziyaret yerleri fotoğrafları nı  görebilirsiniz.