Hac Umre

HAC VE UMRE

 

 

 

 

Peygamberler Ve Nebiler Diyarı Kudüs Gezisi (Cuma Namazı Mescid-i Aksa'da)

 

27 Ağustos 2014 Çarşamba 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

4 Eylül 2014 Perşembe 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Osmanlı Mirası Bosna

29 Ekim 2014 Çarşamba 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

13 Kasım 2014 Perşembe 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

4 Aralık 2014 Perşembe 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

31 Aralık 2014 Çarşamba 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

28 Ocak 2015 Çarşamba  3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

4 Şubat 2015 Çarşamba 3 Gece 4 Gün Kudüs Turu Cuma Namazında Mescid-İ Aksadayız.

 

 

 

 

 
  K25 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 23 Yer Müsait  
 
27 Ağustos 2014 Çarşamba SAW-TLV PC 785 09:00 11:00
     
30 Ağustos 2014 Cumartesi TLV-SAW PC 786 16:40 18:40
Otel :  4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 670 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 540 €
 

 


 
 
 

BHT04 .Tur

3 GECE 4 GÜN OSMANLI MİRASI BOSNA Kalan : 6 Yer Müsait  
 
4 Eylül 2014 Perşembe IST-SJJ TK 1021 07:05 07:55
     
7 Eylül 2014 Pazar SJJ-IST TK 1024 14:15 17:05
Otel :  4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 625 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 550 €
 

 


 
 
  K26 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 25 Yer Müsait  
 
29 Ekim 2014 Çarşamba SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
1 Ocak 2014 Çarşamba TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel : 4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 660 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 530 €

 

 

 
 
 
 
K27 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 25 Yer Müsait  
 
13 Kasım 2014 Perşembe SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
16 Kasım 2014 Pazar TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel :  4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 660 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 530 €
 

 


 
 
 
K28 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 25 Yer Müsait  
 
4 Aralık 2014 Perşembe SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
7 Aralık 2014 Pazar TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel :  4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 660 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 530 €
 

 


 
 
  K29 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 25 Yer Müsait  
 
31 Aralık 2014 Çarşamba SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
3 Ocak 2015 Cumartesi TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel :  4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 660 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 530 €
 

 


 
 
  K30 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 39 Yer Müsait  
 
28 Ocak 2015 Çarşamba SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
31 Ocak 2015 Cumartesi TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel : 4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 720 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 590 €
PEGASUS İLE TÜM TÜRKİYE DEN BAĞLANTILI FİYAT

 


 
 
  K31 .Tur
3 GECE 4 GÜN CUMA NAMAZINDA MESCİD-İ AKSADAYIZ. Kalan : 39 Yer Müsait  
 
4 Şubat 2015 Çarşamba SAW-TLV PC 785 07:10 09:10
     
7 Şubat 2015 Cumartesi TLV-SAW PC 786 16:20 18:20
Otel : 4 YILDIZLI OTEL
Ücret
Tek Kişilik Odada Kişi Başı : 720 €
İki Kişilik Odada Kişi Başı : 590 €
PEGASUS İLE TÜM TÜRKİYE DEN BAĞLANTILI FİYAT

 


 

 

Ücrete Dahil Olan Hizmetler:

Gidis-dönüs uçak biletleri ve tüm alan vergileri
4 yıldızlı Otelde sabah kahvaltısı ve aksam yemegi dahil konaklama
Programında belirtilen turların uygulanması,
Tüm transferler, ziyaretler
Seyahat sigortası ve tur rehberlik hizmetleri

Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler:

Ögle yemekleri
Yurtdısı çıkıs harcı (15 tl)
Ekstra harcamalarınız
Pegasus Havayolları uçak içerisinde
20 € karsılıgı yemek hizmeti
vermektedir.

Gezilecek Yerler:

Kudüs
Beytlahm
El-Halil
Eriha
Lut Gölü
Yafa

 

4 GÜN 3 GECE KUDÜS GEZİSİ PROGRAMI

1.Gün, ... Çarşamba Günü:
Saat.... İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı dış hatlar terminalinde buluşma. Check in işlemlerinin tamamlanmasından sonra, Pegasus Havayollarına ait..... sefer sayılı uçakla .....
’de Tel Aviv’e uçuş. Saat ....’de Tel Aviv’e varış. Gümrük işlemlerinden sonra otobüsümüzle Peygamberler şehri Kudüs-ü Şerif´te konaklama yapacağımız otelimize hareket. Varışımıza müteakiben odalarımıza yerleşme geceleme otelimizde.

2.Gün, ... Perşembe Günü:
Sabah namazı için Mescid-i Aksay’a gidiş dönüş, Namaz sonrası kahvaltı otelde. Kahvaltıdan sonra 
EL HALİL’e hareket. yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra El Halil şehrine varış. Halilürrahman Camiinde Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (hepsine selam olsun) Peygamberlerin ve zevcelerinin kabirlerinin ziyaret edilmesinden sonra Kudüs’e dönüş. Yol üzeri BEYTLAHM şehrine uğrayarak Hz. İsa.a.s. doğduğu yer olan kutsal doğuş kilisesinin ziyaret edilmesi ve kilisenin karşısındaki Hz.Ömer camii nin görülmesinden sonra Kudüs’e dönüş. Otelde akşam yemeği. Yatsı namazı için Mescid-i Aksa’ya gidiş dönüş ve geceleme otelimizde.

 3.Gün, .... Cuma Günü:
Sabah namazı için Mescid-i Aksa’ya gidiş dönüş. Kahvaltıdan sonra, eski Kudüs şehri ve çarşılarını gezerek ve Çile yolundan geçerek kıyamet kilisesi ne varış. Burayla ilgili bilgilendirmenin ve Hz. Ömer Camii’nin ziyaret edilmesinden sonra Ağlama duvarının görülmesi ve sonrasında, tarihi Kudüs çarşılarını gezerek Mescid-i Aksa’ya gidiş. Burada ( açık olduğu takdirde ) İslam eserleri müzesinin ve Burak mescidi´nin ziyaret edilerek görülmesi. Cuma Namazı´nın Mescid-i Aksa´da kılınmasından sonra Mervan Mescidi´nin gezilmesi, gezi sonrası serbest zaman, Otelde akşam yemeği ve yatsı namazı için Mescid-i Aksa´ya gidiş dönüş, namaz sonrası otele dönüş ve geceleme otelimizde.

4.Gün, ..... Cumartesi Günü:
Sabah namazı için Mescid-i Aksa’ya gidiş dönüş. Kahvaltı sonrası otelden ayrılış, Zeytin dağına hareket. Zeytin dağından panoramik Mescid-i Aksa manzarası eşliğinde bölge hakkında bilgilendirmenin ve kısa bir fotoğraf molasının ardından Selman-ı Faris-i ve Rabiatul Adeviyye’nin makamlarının ziyaret edilmesi sonrasında Ölü denize (Lut Gölü) hareket. Yol üzerinde Hz. Musa’nın külliyesini ve makamını ziyaret. Ölü deniz bölgesinin gezilmesinden sonra dünya tarihinin en eski şehirlerinden olan ERİHA şehrinde bir süre istirahat ve şehir turunun akabinde Emevi döneminden kalma Hişam’ın sarayının görülmesi ve Kudüs´e dönüş. Hz. Davud’un kabrinin ziyaret edilmesi sonrasında Yafa şehrine hareket. burada (Yafa) Şehir turu, ve Hasan Paşa Camii ile Sultan Abdülhamid’in yaptırdığı saat kulesi ve Osmanlı çeşmesinin görülmesi, Hasan Paşa camii bölgesinde verilecek uzun bir molanın ardından ...´da ( ...... Pazar ) Yafa´dan Tek-aviv Havalimanına hareket. Yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra Havalimanına varış. Chek inn ve pasaport işlemlerinden sonra Pegasus Hava Yollarına ait .... Sefer sayılı uçakla saat ....’ta İstanbul’a ( S.GÖKÇEN ) uçuş. Saat ...’da İstanbul’a hoş geldiniz.  

                                                  

Vize için gereken belgeler

En az 6 ay Süresi olan pasaport 

Yeşil Pasaportlara vize gerekmemektedir. 

Gerekli Açıklamalar

Vizeler liste şeklinde alınacağı için pasaportlara genelde vize vurulmamaktadır.

Tel aviv Havalimanında güvenlik maksatlı 2 saati bulan beklemeler yaşanabilmektedir. 

Yolcularımızın yanlarında namaz takkesi bulundurmaları önerilir.

Rehber turun içeriğini değiştirmemek kaydı ile tur sıralamasında değişiklik yapabilir. 

 

REZERVASYONUNUZUN GEÇERLİLİK KAZANMASI İÇİN 2 GÜN İÇERİSİNDE 200 € MEBLAĞIN AŞAĞIDAKİ HESAP NUMARASINA YATIRILMASI GEREKMEKTEDİR.

HESAP SAHİBİ:DUHA TURİZM

İBAN NO: TR57 0020 6000 1300 5190 0100 01

TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI

 

 

 Broşürümüzdeki ücretlerimizde günlük TCMB döviz satış kurları esas alınacaktır.

Uçuşlarımız İstanbul’dan Olup diğer illerden ulaşım yolcularımıza aittir.


Yafa’da Şehir turu, ve Hasan Paşa Camii ile Sultan Abdülhamid’in yaptırdığı saat kulesi ve Osmanlı çeşmesinin görülmesi, Hasan Paşa camiinde kısa bir mola’dan sonra  Kudüs’e hareket. Bir saatlik kara yolculuğundan sonra Kudüs’e varış ve otele yerleşme. Otelde akşam yemeği ve geceleme.
 
Sabah namazı için Mescid-i Aksay’a gidiş dönüş, Namazdan sonra kahvaltı otelde. Kahvaltıdan sonra eski Kudüs şehri ve çarşılarını gezerek ve Çile yolundan geçerek kıyamet kilisesi ne varış. Burayla ilgili bilgilendirmenin ardından Hz. Ömer Camii’ni ziyaret ettikten sonra Hz. Davud’un kabrinin ziyaret edilmesi ve Ağlama duvarının görülmesinden sonra, tarihi Kudüs çarşılarını gezerek Mescid-i Aksa’ya gidiş. Burada (açık olduğu takdirde) İslam Eserleri Müzesini ziyaret, Burak Mescidinin ziyaret edilerek görülmesi, Cuma namazının kılınmasından sonra Mervan Mescidinin Gezilmesi, 

Zeytin dağı, Selman-ı Faris-i ve  Rabiatul Adeviyye’nin makamlarının ziyaret edilmesi ve EL HALİL’e hareket. yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra El Halil şehrine varış. Halilürrahman Camiinde Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (hepsine selam olsun)  Peygamberlerin ve zevcelerinin kabirlerinin ziyaret edilmesinden sonra Kudüs’e dönüş. Yol üzeri BEYTLAHM şehrine uğrayarak Hz. İsa.a.s. doğduğu yer olan kutsal doğuş kilisesinin ziyaret edilmesi ve kilisenin karşısındaki Hz.Ömer camii nin görülmesi

Ölü denize (Lut Gölü) hareket . Yol üzerinde Hz. Musa’nın külliyesini ve makamını ziyaret. Ölü deniz bölgesinin gezilmesi

Image

 

Kubbetü's-Sahra
 

 


Image

Yafa Şehri


Image

Yafa Şehrinde Osmanlı'ya ait bir cami

 

cesme

Yafa'da Osmanlı Çeşmesi

 

Aksa



Image

Mescid-i Aksa'dan bir görünüm
namaz

Mirac gecesi Peygamberimizin Mescid-i Aksa'da namaz kıldığı yer

Image

Ağlama Duvarı

Ağlama Duvarı

 



Image

Kıyamet Kilisesi

kiyametkilisesi

Kudüs Kıyamet Kilisesi
Image

Lut Gölü


Image

El Halil şehri, Hz. İbrahim Mescidi

Image

Hz. İbrahim mescidinin mihrabı

NOT: Günlük gezi programları seyahatin akışına göre değişiklik arz edebilir.


 NOTLAR

  • Ücretlere havaalanına ulaşım ücreti dahil değildir. 
  • Vize sistemine girildikten sonra iptal edilirse 100 €, Uçak bileti alındıktan sonraki iptallerde ise ilave olarak ilgili havayolları sirkülerinde yayınlanan ücret alınır.

     ÖDEME:
  • Kayıt Esnasında %50’si, turun hareketine 7 gün kala ise bakiye %50’si  tahsil edilir.

  

ÖNEMLİ NOT:

  • İsrail’e girişlerde Hükümetin uygulamış olduğu çok sıkı güvenlik önlemleri sebebi ile İsrail Gümrüğünden geçişimiz uzun sürmektedir. Bu süreç bazen 3 ila 5 saati bulmaktadır. İsrail Hükümeti genelde yalnız giden genç bay ve bayanlar ile genç aileleri girişte fazlası ile tutmaktadır. İsrail vizesi alınması içeri gireceğimiz manası, maalesef taşımamaktadır. Bu konuda gerekli anlayışı göstereceğinize inanıyoruz.

 


Yeşilköy hava limanından Türk Hava Yollarına ait TK 1184 sefer sayılı uçakla 08.00’de Telaviv’e uçtuk.  Saat 09.50’de Telaviv Ben Gurion hava limanına indik. Gümrük işlemleri sırasında İsrailli görevliler Müslümanlara biraz zorluk çıkarıyorlar. Özellikle genç olanlara. Anladığım kadarıyla Müslümanların Kudüs’e, Filistin’e gelmelerini istemiyorlar. Öyle ya Müslümanlar buralara gelince Yahudilerin yaptıkları zulümleri yakinen görecek ve geri döndüklerinde bunu anlatacaklar. Şu anda benim yaptığım gibi. Bir müddet için de olsa Müslümanlarda İsrail’e karşı bir öfke ortaya çıkacak. Bunu istemiyor İsrailliler.

İsrail’e niçin geldiğim, nerede kalacağım gibi bir sürü soru sordu pasaport kontroldaki görevli.  Görevliye pasaportuma İsrail damgasının basılmasını istemediğimi söyledim. O da damga vurmadı. Pasaportunda İsrail damgası olan kişiyi Suriye, İran, Suudi Arabistan gibi ülkeler vize vermiyorlar. İsrail de bu ülkelerin damgası olan kişiler vize vermiyor. Saat 10.00 civarında pasaport kontrolünden geçtim. Ama grubdaki bazı arkadaşları geçirmediler. Onları ayrı bir odada beklettiler, birtakım sorular sormak için. Nihayet saat 12.10’da bizim yanımıza gelebildiler.

ImageHep birlikte, bizi bekleyen otobüse bindikten sonra Telaviv’den geçerek Yafa şehrine doğru hareket ettik. Bizi, Kudüs’te yaşayan Ebu Mustafa gezdirdi. Tabi asıl rehberliğimizi yapan İstanbul’dan Musa Biçkioğlu isimli Mardin’li bir arkadaşımız. Telaviv – Yafa arasında Sultan Abdülhamit Han’ın yaptırdığı ve yapıldığı dönemde İstanbul’dan Medine’ye kadar uzanan Hicaz Demiryolunun raylarını gördük. Telaviv– Yafa arası hala çalışır vaziyette.

Yafa’da 15.000 Müslüman yaşıyormuş. İsrail’in işgal altında bulundurduğu yerlerde ve Filistin topraklarında para birimi olarak şekel kullanılıyor. 100 dolar 365-370 şekel ediyor.
Yafa deniz kenarında ve plajları olan tarihi bir şehir. Hava sıcaklığı 20 derece civarında idi. Yafa’da bir şehir turu yaptık. Yafa tepesi Yafa’nın en güzel yeri.  Eski Yafa tamamen İslam mimarisine sahip.

Hasan Paşa camii ve külliyesi ile Sultan Abdülhamid’in yaptırdığı saat kulesi hala dimdik ayakta. Osmanlı çeşmesi yapı olarak var ama suyu akmıyor. Hasan Paşa Camiinde öğle namazını kılıp Ebu Mustafa’nın getirdiği simit arası kaşar peynirinden oluşan yemeğimizi yedikten sonra saat 14.30’da Kudüs’e hareket ettik. Bir saatlik kara yolculuğundan sonra Kudüs’e vardık ve otele yerleştik. Otelde biraz istirahat ettikten sonra akşam namazı için Mescid-i Aksa  Harem-i Şerifine hareket ettik. Namazdan sonra Mescid-i Aksa’nın İmamı Ali Abbasi ile tanıştık. Ali Abbasi iri yarı ve uzun boylu, bir yapıya sahip.
1970 li yıllarda Çarşı Camiinde İmam Hatiblik yapan Rahmetli Bahri Hoca efendi gibi. Mescid-i Aksa’nın mihrabını sesiyle, sedasıyla vücuduyla gerçekten dolduruyor.

Tabi Cuma namazlarının dışındaki vakit namazlarını Mescid-i Aksa’nın mihrabında kılmıyor Kudüslüler. Sadece Cuma namazlarında İmam Mihrabda namaz kıldırıyor.
Yahudiler eski Kudüs’te yaşayan Müslümanların evlerini Yahudilere satmaları için zorluyorlarmış. Milyon dolarlarla başlayan fiyatlar teklif ediyorlarmış. Mesela kendisini ziyaret ettiğimiz İmam Buhari’nin torunlarından, Şeyh A. B…..’ye evini ve dergah olarak kullandıkları yeri satması için 13 milyon dolar teklif etmişler. Satmayınca da ağır vergiler koyuyorlarmış. Bütün mesele Küdüs’te Müslüman nüfusu azaltmak ve Kudüs’ün hakimiyetini tamamen ele geçirmek. Belki zorlamaların, belki paranın hatırına veya ağır vergilerden kurtulmak için zaman zaman evini yahudilere satan Müslümanlar da oluyormuş. Ama bunu öğrenen Müslümanlar da evini yahudiye satan  Filistinlileri öldürüyorlarmış.

 KUDÜS

Yeryüzündeki en eski şehirlerinden biri olan Kudüs, milyonlarca Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan için bir simge, ziyaret edilmesi gereken bir yer, ve kutsal bir mekân. Kentte, peygamberlerin, hükümdarların, ünlü komutanların, yüzyıllardır bıraktığı izleri, bugün de olanca canlılığıyla görmek mümkün.

Kudüs, yaklaşık 700 000 nüfusu, ibadet yerleri, kutsal alanları ve milattan önceki dönemlere (10.000) giden tarihi mekanları ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar için çok özel bir önem taşıyor. Yahudiliğin ruhani merkezi, Hıristiyanlığın kalbi, İslamiyet’in ise, Mekke ve Medine’den sonra, üçüncü kutsal şehri. Dünya üzerinde, üç semavi dinin kutsal kabul ettiği tek şehir.
Beytü'l-Makdis, el-Kuds ve Kuds-i Şerif gibi adlarla da anılıyor. İbranice'de Yeruşalim adıyla bilinir. Müslümanlar tarafından kutsal tanındığı gibi Yahudiler ve Hıristiyanlarca da kutsal sayılır.

Kudüs, bugün Siyonist İsrail tarafından işgal edilmiş durumda. Filistin topraklarının ortalarında, Lut gölünün yaklaşık yirmi dört km. batısında. Asıl Kudüs, yani eski Kudüs’ün çevresi yaklaşık bir km uzunluğunda, kare biçiminde surlarla çevrilidir. İkisi kapanmış durumda yedi kapısı bulunan Eski Kudüs, Kuzeydeki Şam kapısı ile batıdaki Yafa kapısından başlayarak merkezde kesişen iki ana cadde ile dört bölüme ayrılır. Kaldığımız Golden Walls (Altın Duvarlar) isimli otelden  Mescid-i Aksa’ya gitmek için genellikle Şam Kapısından içeri giriyorduk.

Kudüs’te, Müslüman, Yahudi, Hıristiyan ve Ermeni mahalleleri vardır. Ağırlıklı olarak Doğu Kudüs’te Müslümanlar, Batı Kudüs’te de Yahudiler yaşamaktadır.

Hz. Davut tarafından başkent ilan edilmesiyle, Kudüs (MÖ 1049) önem kazanmaya başlıyor. Sonra Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans ve İslamiyet dönemleri geliyor. Ardından Haçlılar, Selahaddin Eyyubi, Memlükler ve Osmanlılar. 400 yıllık Osmanlı döneminde, özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında Kudüs ciddi bir onarımdan geçiyor ve kenti çevreleyen surlar inşa ediliyor. Şehir surlarının sekiz kapısı var: 

Altın Kapı, Zeytin Dağı’na bakıyor ve Yahudilere göre burası Mesih’in Kudüs’e gireceği kapı, ama kapalı, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle örülmüş. Yafa Kapısı, en çok tanınan ve en fazla kullanılan kapı, Yafa limanı yönünde batıya açılıyor. Yeni Kapı, kuzeyde, Hıristiyan mahallesine doğudan girişi sağlıyor. Şam Kapısı, Müslüman mahallesinin ana girişi. Herod Kapısı, kuzeyde, cephe üzerindeki çiçek motifleri nedeniyle bu adı almış. Aslanlı Kapı, aslanlarla süslü, Saint-Etienne kapısı olarak da anılıyor, doğuya, Eriha’ya açılıyor. Detritus Kapısı, güneyde, Ağlama Duvarına en yakın kapı. Sion ya da Davud Kapısı, Sion tepesinde, Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmış, El Halil yönünde, güneyde. Çöp kapısı ise şehir çöplerinin çıkarıldığı kapı.

İsrailliler Kudüs’ün çevresini yüksek duvarlarla çevirmişler. İsrail askerinin kontrolü dışında hiçbir kimse, hiçbir araç Kudüs’e giriş-çıkış yapamıyor.
Kudüs’te, Duvarın İçinde yaşayanların araçları sarı plakalı, Kudüs dışında, duvarın dışında yaşayan Filistinlilerin araçlarının plakaları ile kimlikleri ise yeşil renkli. Yeşil plakalı araçların ve Filistinlilerin Kudüs’e girişlerinde İsrail Askeri çok zorluk çıkarmaktadır. Herhangi bir olaya karışan Filistinlilerin kimlikleri derhal iptal ediliyormuş.







KUBBETÜ'S-SAHRA

Allah'ın Kur'an'da çevresini mübarek kıldığını açıkladığı ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'e âyetlerini göstermek üzere İsra gecesinde götürdüğü Kudüs, bugün Siyonizm'in işgali altındadır. Siyonist örgütlerin yürüttükleri terör ve katliam hareketleriyle Yahudiler, yürüttükleri soykırım ve zulüm politikalarıyla sayısız müslümanın hayatına son vermekle kalmayarak bir milyonu aşkın müslümanın yurtsuz kalmasına neden olmuşlardır.
Kentten duvarlarla ayrılan Haremu'ş-Şerif'te Mescidu'l-Aksa ve Kubbetü's-Sahra bulunmaktadır. Mescidu'l-Aksa, uzun süre Müslümanların kıblesi olan ve Hz. Süleyman tarafından yapılmış bulunan Beytu'l-Makdis'in yerine yapılmıştır. Onun için, günümüzde Siyonist  İsrailliler Mescid-i Aksayı yıkıp onun yerine Süleyman Mabedi olarak anılan Mabed’i inşa etmek için türlü planlar yapmakta ve bu tapınaktan kalan Ağlama Duvarı’nda ibadet etmektedirler. İsrail'deki radikal bir grup Kubbetü's Sahra ve Mescid-i Aksa'nın başka bir yere taşınmasını ve burada Yahudilerin üçüncü tapınağının inşa edilmesini istemektedir.
Yahudiler ağlama Duvarı olarak bilinen Hz. Süleyman'ın tapınağının devamının, Mescid-i Aksa Camii'nin altında olduğuna ilişkin inançlarını öyle bir büyütmüşler ki, Yahudi Mahallesi'nden Camii'nin altına kadar varan bir tünel açmışlar. Tünelin bu şekilde kazılmaya devam edilmesi halinde Mescid-i Aksa Camii bir müddet sonra yıkılmaya mahkum olacak.

Zaten Yahudilerin de istediği bu.   Şeyh A.B.  de “Yahudiler Mescid-i Aksa’yı yıkmak için dört bir tarafına zelzele tesiri yapan bombalar koyacaklar. Eriha’daki dağlarda bunun denemesini yaptılar.” demişti.

Kudüs’ün sokakları, ana caddeler dışında genellikle dar ve dolambaçlıdır.  Evler umumiyetle taştan yapılmıştır. Yeni inşa edilse de eski Kudüs’ü yaşatmak için Yahudiler evleri taşla kaplatıyorlar. Şehir, çeşitli üsluplardaki cami, sinagog, kilise ve sivil yapılarıyla mimari açıdan tam bir mozaik görünümündedir ve Kudüs’te gerçekten bir tarih yatmaktadır.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in Mirac sırasında uğrak yeri olan bu mekanın hemen yakınında da bazı kutsal emanetlerin korunduğu Kubbetü's-Sahra vardır.

Kubbetü's-Sahra batılılar tarafından daha çok Ömer Camii olarak bilinir.  Rivayetlerde Peygamberimizin Kubbetü's-Sahra içindeki Muallak Taşı (Asılı duran taş) dediğimiz taş üzerinden Mirac’a yükseldiği bildirilir. Halkımızın bir kısmı Muallak taşı hakkında yanlış bilgiye sahiptir. Muallak taşının yerden yüksekte, havada, askıda imiş gibi duran bir taş olduğunu zannederler. Muallak Taşı Kubbetü's-Sahra’nın kubbesinin tam altında, içi oyuk, zemine iyice oturmuş büyükçe bir kaya parçasıdır. Kayanın kenarları yerden yüksekte, havada falan da değildir. Basbayağı zeminin üzerine oturmuş vaziyettedir. Kubbetü's-Sahra’nın içinden merdivenle inilmektedir. İçi  25-30 kişinin alabileceği bir genişlikte ve bir adam boyu yüksekliktedir.

Peygamberimizin, Kubbetü's-Sahra’nın yanında, Peygamberlere imam olarak namaz kıldırdığı yere bir mihrab yapılmış ve üstü küçük bir kubbe ile örtülmüştür.

AĞLAMA DUVARI

Mescidü'l Aksa'nın doğusunda ikinci Mabet'ten kalan duvarın bir bölümünü oluşturan Ağlama Duvarı, Yahudilerin en kutsal mekanıdır ve Yahudiler bu Ağlama Duvarı’nda ibadet ediyorlar. Ağlama Duvarını ziyaret eden kişilerin da başlarının örtülü olmasını istiyorlar. Yanında başını örtecek takkesi vs. Olmayan kişiler için de kartondan yaptıkları kippaları giydiriyorlar.

 Batı Kudüs’te ilk okul çağındaki çocuklar dahi başlarında kippa ile dolaşıyorlar. İsrail’de Yahudi genç kızlar ülkemizdeki bir kısım kadın ve kızlarımıza göre daha tesettürlü. Açık saçık giyinmiyorlar. Kısa kollu ve mini etekli Yahudi kadın ve kız göremezsiniz Kudüs’te.

Her İsrailli, kadın olsun erkek olsun askerlik yapmak zorunda. Terhis olduktan sonra da 55 yaşına kadar yılda bir ay askerlik yapıyorlar, silah kullanma bilgilerini güncelliyorlar. İsrail’de dindar Yahudileri Devlet askere almıyor. Devlet bunlara yüklü miktarda bir maaş veriyormuş. Bunlar ticaretle, memurlukta ve diğer kamu hizmetleriyle uğraşmaz, sadece ibadetle meşgul olurlarmış.  Bu Yahudiler zülüflerini uzatıyorlar, biraz daha radikal olanları ise bellerinden bir ip sarkıtıyorlar. Bize söylendiğine göre, Yahudi halkı, sırf askerlikten kaçmak için böyle davrandıklarına inandıkları için dindar görüntüsü veren bu kişileri pek fazla sevmezmiş. Bizde de tam tersine. Dindar olmayanlar askerlikten kaçmak için çürük raporu alıyorlar.

ERİHA VE EL-HALİL ŞEHRİ ZİYARETLERİ

Kaldığımız otel ile Mescid-i Aksa arası biraz uzaktı. Mescid-i Aksa’ya gitmek için 15 dakika kadar yürümemiz gerekiyordu. Şeytan sabah namazlarını otelin yakınındaki mescidde kılmam için bir hayli zorladı ama neticede galib çıkan ben oldum. Kudüs’te kaldığımız süre içerisinde Sabah namazlarını kılmak için hep Mescid-i Aksa’ya gittik.

06 Kasım 2008 Perşembe günü, Kahvaltıdan sonra Zeytin Dağı, Hz. Musa'nın külliyesi ve makamı, Selman-ı Farisi ve Rabiatül Adeviyye'nin makamlarının ziyaret edilmesinden sonra Ölü deniz’e doğru yola çıktık. Diğer ismi ile Lut Gölü. Lut gölü deniz seviyesinden 400 m. aşağıda.  İsrailliler Lut Gölünün çevresini dikenli tel örgülerle çevirmişler. Lut Gölünü’nün kıyılarını plaj olarak kullanıyorlar. Dolayısı ile içeriye giriş ücretli. Ebu Mustafa buranın Yahudi işletmecilerinden izin aldı, birkaç arkadaş ücret ödemeden içeri girip resim çektik.
Bütün mesele orada bulunduğumuz süre içerisinde mümkün olduğu kadar Yahudilere para vermemek.

Kudüs’te kaldığımız otel de Müslümanlara ait bir otel. Yahudilerin daha lüks ve daha ucuz oteli olmasına rağmen bu hassasiyetten dolayı, pahalı ve daha az lüks de olsa Filistinlilere ait olan Golden Walls otelinde kaldık. Keşke ülkemizde de bu hassasiyete layıkıyla göstersek de Müslümanlar olarak bütün Yahudi-Amerikan menşeyli ve İsrail’e para aktaran şirketlerin mallarını almasak ve boykot etsek.

Ölü Deniz’den sonra yolumuz dünya tarihinin en eski şehirlerinden olan Eriha’ya doğru gidiyor. Sabah saat 10.00’da Filistin askerinin kontrolünde bulunan Filistin topraklarına girdik. Filistin’de evler umumiyetle 2-3 katlı. Fazla yüksek ve çok katlı binalar çok değil. Eriha’da muz da yetiştiriliyor.
Saat 11.15’de Emevi Hükümdarlarından Hişam’ın sarayının önündeyiz. Tabi harabe haline gelmiş. Bir zamanlar ne ihtişamlı hayat sürmüşlerdir bu saraylarda yaşayanlar. Şimdi yerlerinde yeller esiyor ve sarayın yerinde, yıkılmış duvarlar halinde harabeler duruyor.

Yüce Rabbimiz Kur’an’da geçmiş milletlerin başlarına neler geldiğini görmek ve ibret almamız için gezip görmemizi emretmiş.
(Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin âkıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi. (Rum, 30/42)  
      
Filistinlilerin kontrolünde bulunan Batı Şeria’daki El Halil şehrine hareket ettik. El Halil’e giderken bazı bölgelerde araçların geçtiği yollarla yerleşim merkezleri arasında yüksek duvarlar yapıldığını gördük. Araçlarıyla buradan geçen şoför ve yolcular elleriyle zafer işareti yapmazlarsa Filistinli çocuklar o vasıtalara taş atıyorlarmış. Onun için İsrail yönetimi güvenlik nedeniyle bu yüksek duvarları yapmışlar. El Halil yolunda yer yer üzüm bağları gördük. Yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra El Halil’e vardık. El Halil şehrine gitmemizin ana gayesi Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup ve Hz. Yusuf (hepsine selam olsun) Peygamberlerin ve zevcelerinin kabirlerinin bulunduğu Halilürrahman Camiini ziyaret etmek tabi. Şehrin nüfusu 650.000 civarında. Şehir Filistin topraklarında olmasına rağmen şehir içinde İsrail’in askeri karakolları var İsrail askerleri diledikleri zaman girip çıkabiliyorlar.

El Halil ve diğer şehirlerdeki Filistinliler kılık kıyafet itibariyle bizler gibi giyiniyorlar. Mahalli, özel bir giysi içinde değiller.
Halilürrahman Camiine giderken kurulmuş bulunan bir pazarın içinden geçtik. Halilürrahman Camiine yaklaştığımızda birçok işyerinin kapalı olduğunu gördük. Camiye yaklaştığımızda İsrail askerlerinin kontrolündeki turnikelerden teker teker geçtik. Sonra birkaç adım yürüdükten sonra bu sefer yine elektronik kapılarda, İsrail Askerleri tarafından arandık. Tam camiye girdik derken, cami girişine İsrail askerleri yine postu sermişler, nöbet bekliyorlar.
Öğlen namazını Halilürrahman Camiinde kıldık.

Camiin iki minaresi Eyyubiler döneminden kalma imiş. 1187’de Selahattin EYYUBİ Kudüs’ü fethettikten sonra burayı da fethetmiş. Camiin minberi de Selahattin Eyyubi tarafından getirtilmiş. Mescid-i Aksa’nın minberi  ile El Halil camiinin minberi birbirinin benzeri imiş. Ama Mescid-i Aksa’daki minber daha sonra yanmış.
Cemaatin içinde 1994 yılında El Halil Camiinde imamlık yapan Muhammed Cabbar da vardı. Bize 25 Şubat (15 Ramazan) 1994 yılındaki El Halil camiine yapılan baskını anlattı. “Sabah namazında camide yaklaşık 1190 kişi vardı. Hepimiz secde halinde idik. Otomatik silahla tarandık. 300 müslüman yaralandı, 27 müslüman da şehit oldu. Mermileri bitince Müslümanlar Baruh Gold Stayn isimli Yahudi’nin üzerine hücum etti ve yahudiyi öldürdüler. Tabi sonradan İsrailli yetkililer dünya kamuoyunun tepkisini çekmemek için, o yahudinin deli olduğunu ortaya attılar.”

Hz. İbrahim ve eşi Sare, Hz. İshak ve eşi Rebecca, Hz. Yakup ve eşi Leia buraya defnedilmişler. Hz. Yusuf’un kabri de vasiyeti üzere Mısır’dan buraya getirtilmiş. Kabiri El Halil Camiinin içinde bulunmaktadır.

İkindi namazını kıldıktan sonra camiden ayrıldık. Şehirden ayrılmadan önce cam işlemeciliği ve hediyelik eşya yapan bir atölyeye gittik. Memlekete getirmek üzere birkaç cam eşya aldık. Akşam namazını da burada kıldıktan sonra yol üzerindeki Beytlahim şehrine uğradık. Beytlahim şehrinde Hz. İsa'nın doğduğu mağaranın bulunduğu yere inşa edilen Nativity Kilisesi'ni (Kutsal Doğuş Kilisesini) ziyaret etmek istedik ama kapalı olduğundan içeri giremedik. Kilisenin karşısındaki Hz. Ömer Camii'nde yatsı namazlarımızı kıldık. Namazdan sonra da Kudüs’e geri döndük. Girişte İsrail askeri tarafından otobüsümüzle birlikte yine kontrolden geçerek Kudüs’e girebildik.

07 Kasım 2008 Cuma günü kahvaltıdan sonra, Eski Kudüs Şehri ve çarşılarını gezerek Çile yolundan geçtik. Çile yolu, Hıristiyan inancına göre;  Hz. İsa’nın ölüm cezasına çarptırıldığı yerden, asılacağı çarmıhı sırtına alarak öldürüleceği yere kadar gittiği yolları ifade ediyor. Kıyamet Kilisesinin bulunduğu yerde de öldürülmüş. (!) Değişik ülkelerden gelen Hıristiyanlar bu olayı temsili olarak canlandırmak için gruplar halinde, bir çarmıhı sırtlarında taşıyarak ve ilahiler söyleyerek aynı yolları takip edip Kıyamet Kilisesine kadar gidiyorlar.  Hıristiyan inancına göre, Hz. İsa burada dirilecek ve Kıyamet kilisesinden kıyama kalkacakmış. Bu kiliseyi Kostantin’in annesi Helana yaptırmış.

Cuma namazını kılmak için Mescid-i Aksa’ya geldik. Namazdan önce va’z edildi. Arkasından Kur’an-ı Kerim okundu. Müezzinin Kıratı bizim hafızların okuyuş sitilini andırıyordu. Diğer vakitlerde 7 saf kadar cemaat olsa da Mescid-i Aksa Cuma namazlarında doluyor. Cemaatin çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Vakit namazlarında olduğu gibi Kudüslü hanımlar Cuma namazlarına da geliyorlar. Cuma namazını kıldık ve dışarı çıktık. Tura katılan arkadaşlarda toplandıktan sonra Kubbetü’s-Sahra Camine geçtik. İkindi namazını burada kıldık.

İkindi namazından sonra Kudüs’te bulunan Nakşi Dergahını ziyaret ettik. A.B.’nin evinin de bulunduğu Nakşi dergahı 400 seneden beri hizmete devam etmekte imiş. A.B., diğer ülkelerden gelen Müslümanların çok az olduğunu belirtti. “Mescid-i Aksa sadece Filistin için, Araplar için değil bütün Müslümanlar için mukaddestir. Mescid-i Aksa Müslümanların ilk Kıblesidir. Onun için Müslümanlar olarak buraya gelin. Kudüs’e gelmek cihad gibidir.” Dedi. A.B.’nin kızı Gazze’de yaşıyormuş. “Gazze’de çok sıkıntı var. Elbise yok, öğrencilerin okul çantası, defteri, kitabı yok, ilaç yok, yiyecek yok, çikolata yok… “ Velhasıl Gazze’de yaşayan Müslümanlar büyük bir sıkıntı içerisinde. Onun için bizler Filistin’de, Kudüs’te ve özellikle Gazze’de yaşayan Müslümanlar için yardım elimizi uzatmalı, imkan dahilinde kurbanlarımızı oraya bağışlamalıyız.

08 Kasım 2008 Cumartesi günü, kahvaltıdan sonra, geceden topladığımız eşyalarımızı da alarak kaldığımız oteli terkediyoruz. Kudüs’deki son günümüz. Otobüse binerek Hz. Meryem’in kabri, tüm milletler kilisesine gittik.  Eski Kudüs'te Hz. Davud'un kabrini ve Hz. İsa'nın havarileri ile son akşam yemeğini yediği mekânın ziyaret etttikten sonra artık Kudüs'ten ayrılıyoruz. Güzergahımız Telaviv hava limanı. Yaklaşık 1 saatlik yolculuktan sonra havalimanına geldik. Chekin ve pasaport işlemleri sırasında yine bir sürü soru. Valizlerimizi nerede yerleştirdik, başka birisine bıraktık mı, hediyelik eşyaları nereden aldık vs. Havaalanındaki görevliler pasaportunda Sudan ve Yemen vizesi olan ve sırtına Filistin örtüsünü şal olarak alan bir hanım arkadaşımıza o ülkelere ne için gittiğini sordular. T.C. Devleti tarafından görevli olarak gönderildiğini söyleyince üzerinde fazla durmadılar. Ama kontrollerden geçiş sırasında bir hayli de zorluk çıkardılar. Ayakkabılarını bile çıkarttılar, eşyalarını didik didik ettiler neredeyse.

Nihayet Türk Hava Yollarına ait uçağımıza biniyoruz. Ama gönlümüzü Filistin’de, Kudüs’te bırakarak. Elveda Kudüs, elveda Filistin demiyoruz. Tekrar kavuşmak ve görüşmek üzere diyerek saat 19.30'da İstanbul'a doğru uçuyoruz. Saat 21.45’te İstanbul'a vardık.

İsrailliler Kudüs’e gelmemizi istemeseler de biz tekrar tekrar gideceğiz inşallah.

Cengiz KESİMLİ

 
< Önceki